24 Kasım 2008 Pazartesi

oyun

Selam ederim öncelikle sana denefçim,ki o suretle destur çeksin cihanı alem.Bilirsin ki bir cihanı alemdir destur çekmeye pek münasiptir.Hatta ve hatta mazoşisttir bir yanıyla.Azarlanmayı sever.haddinin bildirilmesi hali ise pek hoş bir haldir en çok ta buna bayılır.Uzun lafın kısası şudur ki,söz bir neşterdir,neşterbazda kimi zaman ,kimini deşer parça parça.Kimi zamanda kiminin söküp atar hasta kısmını.Yeri gelir neşteri saplarda boğazına.

Bir yanı vardır ki insanın onu bunu şunu görmez kör yapar.
Onu her fırsatta içine çekip yabancı kılar dışarıya.
Belkide kendini bir şekilde varlama dürtüsünden gelen bir yan.
Düşünecek onca şey varken yalnız ve yalnızca kendisini düşünme yanı insanın.
Kendisi için üzülmek
Üzülecek onca şey varken..
Şunu bir düşün bencillik bir hakarettir kimi zaman,
her koyun kendi bacağından asılırda bir atasözü..
Bu ifadelerin çelişikliği öyle basit bir çelişiklik değildir.
Bu evrensel bir anlayış farkıdır.
Her şeyin temelidir.
Ben mi biz mi ye iner,
O benim kimselere vermeme gider.
Zorlasan kabataslak bir liberalizm tanımı bile çıkar içinden,o denli geniş bir
anlayış farkıdır.
'İnsan ilişkileri karşılıklı alış-veriştir.'
Geri alacağını bildiğin zamanlarda yaptığın türden bir alış verişmidir?
yoksa karşılık beklemeden vermek büyüklüğündemi?

Bırakın artık kendinizle uğraşmayı,
bir kerede vermek için alın.
İnsan olmanın hakkını vermede yaşadığımız hergün her anda,
insan olmanın çok uzağında büyütülmüş çocuklardan bir dünya bırakacağımız
yarınlara.
İçinde bizim olmadığımız yarınlarda önemli evet.
Bizim yaşamadığımız memleketlerde önemli.
Bizim ölmediğimiz savaşlarda.
Bizim yiyemediğimiz yiyeceklerde önemli,binemediğimiz arabalarda.

Ufaklık almış eline en yeni oyuncağını,başlamış kurcalamaya.
Orasına basmış,berisine dokunmuş,kaldırmış havaya daireler çizdirmiş.
Anlayamamış nasıl bir oyuncaktır,nasıl oynanır.İyice sinirlenmii bu oyuncağa çocuk.Bir iki tekme savurmuş.Tık yok.
Uzaktan farketmiş durumu yaşlı adam.
Yaşlı adam ki bir bir işlemiş suretine yaşını.
Eğilmiş çocuğa doğru gösterecek olmuş nereden başlaması gerektiğini,
yalnızca bir ipuycuymuş vermek istediği.
Yaşlı adam bir ipucu mütevaziliğinde işlemiş suretini.
Ufaklık küstahça ittirmiş adamı,almış eline oyuncağını uzaklaşmış hızlı hızlı.
Ufaklığın toyluğunu,olgunluğuna harman etmişte,
nice çocukları işlemiş suretine yaşlı adam.
Çok uzaklara gitmiş çocuk,elinde yabancı bir oyuncakla yürümüş
batana değin güneş..Bir uçurum çıkmış karşısına,uçurum ki göz varmaz sonuna
Ne yapmış çocuk peki?
Ne yapacak kendini atacak değil ya bir çırpıda fırlatmış oyuncağı uçurumdan
aşşağıya.Dönmüş ardına bakmaksızın.
Ardı paramparça oyuncak
Ne kadar da zorlaştı bulan yeni çocuk için işler.
Nasılda kırık oyuncağın başında çaresiz kalakaldı çocuk.
Bak nasılda ağlattı çocuğu
Bak çocuk kendini uçurumdan attı.
Ve her şeye rağmen neşterle kazıdı umudu suretine yaşlı adam.

Sen şimdi senden başka bir şeyler düşünmeye çalış çocuk.
Olmadığın yıllar üzerine yor biraz kafayı
Yatmadığın hastane odalarında öl.
Hiç görmediğin bir nehirde yüz bir defada.

Sen çocuk gözlerini kapadığınd dünya durur sanırsın.
dünya döner,hayat yürür
Gözlerin kapalı öylece,durduğunla kalırsın.

Hiç yorum yok: